Stent Takılmasının Riskleri Nelerdir?
Stent, daralmış veya tıkanmış kan damarlarını açık tutmak için kullanılan küçük, tüp şeklinde metal veya plastik bir tıbbi cihazdır. Koroner arter hastalığında kalp damarlarına, periferik arter hastalığında bacak damarlarına, karotis arter darlığında boyun damarlarına stent takılabilir. Stent yerleştirme işlemi (perkütan koroner girişim - PCI veya anjiyoplasti), minimal invaziv bir prosedürdür ve açık kalp ameliyatına göre daha az riskli ve daha kısa iyileşme süresi sunar. Ancak, her tıbbi prosedür gibi stent takılmasının da potansiyel riskleri ve komplikasyonları vardır. Bu riskler işlem sırasında, işlemden hemen sonra veya uzun vadede ortaya çıkabilir. Bu makale, stent takılmasının olası risklerini, komplikasyonlarını, önleme stratejilerini ve hasta takibinin önemini bilimsel kanıtlar ışığında ele almaktadır.
İşlem Sırasındaki Riskler
Kanama ve hematom: Stent işlemi sırasında kasık veya bilek arterleri kateter girişi için kullanılır. Giriş yerinde kanama, morarma (hematom) veya psödoanevrizma (arter duvarında şişlik) gelişebilir. Risk %2-5 civarındadır. Kompresyon, basınçlı bandaj veya nadir durumlarda cerrahi müdahale gerekebilir. Kan damarı hasarı: Kateter ilerletilirken arter duvarında yırtılma, diseksiyon (arter duvarının katmanlarının ayrılması) veya perforasyon (delinme) nadir ancak ciddi komplikasyonlardır. Acil cerrahi gerektirebilir. Trombüs (pıhtı) oluşumu: İşlem sırasında kan pıhtısı oluşabilir ve stent içinde veya diğer damarlarda tıkanıklığa yol açabilir. Kan sulandırıcı ilaçlar (heparin, aspirin, klopidogrel) kullanılarak önlenir. Alerjik reaksiyonlar: Kontrast maddeye (iyotlu boyar madde) karşı alerjik reaksiyon gelişebilir; hafif (kaşıntı, döküntü) veya ciddi (anafilaksi, nefes darlığı, hipotansiyon) olabilir. Alerji öyküsü varsa önleyici ilaçlar verilir. Kontrast nefropatisi: Kontrast madde böbrek fonksiyonlarını geçici veya kalıcı olarak bozabilir, özellikle mevcut böbrek hastalığı, diyabet veya dehidrasyon varsa risk artar. Bol sıvı verilmesi ve düşük kontrast dozu kullanılarak önlenir. Aritmi (kalp ritim bozukluğu): İşlem sırasında geçici aritmi gelişebilir, genellikle kendiliğinden düzelir. Kalp krizi veya inme: Çok nadir (%1'den az), ancak işlem sırasında plak parçalanması veya pıhtı oluşumu kalp krizi veya inmeye yol açabilir.
Erken Dönem Komplikasyonlar (İşlem Sonrası)
Akut stent trombozu: İşlemden sonraki ilk 24 saat-30 gün içinde stent içinde pıhtı oluşması, ciddi ve hayatı tehdit eden bir komplikasyondur. Risk %0.5-2 civarındadır. Kalp krizi, ani ölüme yol açabilir. İkili antiplatelet tedavi (DAPT - aspirin + P2Y12 inhibitörü gibi klopidogrel, prasugrel, tikagrelor) düzenli kullanımı kritik öneme sahiptir. Restenoz (yeniden daralma): Stent takıldıktan sonra stent içinde veya çevresinde damar duvarının yeniden kalınlaşması ve daralması. Bare-metal stentlerde (BMS) risk %20-30, ilaç kaplı stentlerde (DES - drug-eluting stent) %5-10'dur. DES kullanımı restenoz riskini önemli ölçüde azaltır. Restenoz gelişirse semptomlar (göğüs ağrısı, nefes darlığı) tekrar ortaya çıkar; yeniden anjiyoplasti veya by-pass cerrahisi gerekebilir. Enfeksiyon: Kateter giriş yerinde enfeksiyon gelişebilir, ancak nadir. Miyokard enfarktüsü (kalp krizi): İşlem sonrası troponin yükselmesi ve küçük kalp krizi gelişebilir (periprosedürel MI), genellikle hafif seyirli.
Uzun Vadeli Riskler ve Komplikasyonlar
Geç stent trombozu: Stent takıldıktan 30 gün - 1 yıl sonra (geç) veya 1 yıl sonrasında (çok geç) pıhtı oluşması. DES kullanımında, özellikle DAPT erken kesildiğinde risk artar. İkili antiplatelet tedaviye uyum hayati önem taşır; genellikle en az 6-12 ay (bazı durumlarda daha uzun) sürdürülmelidir. İlaç tedavisini doktor onayı olmadan kesmek son derece tehlikelidir. Neoateroskleroz: Stent içinde yeni aterosklerotik plak oluşumu, yıllar sonra gelişebilir. Kanama komplikasyonları: Uzun süreli ikili antiplatelet tedavi (aspirin + klopidogrel) kanama riskini artırır; gastrointestinal kanama, beyin kanaması, diğer kanamalar. Yaşlılık, böbrek hastalığı, ülser öyküsü kanama riskini artırır. Proton pompa inhibitörleri (PPI) mide koruyucusu olarak verilebilir. Hipersensitivite reaksiyonları: Nadir, ancak bazı hastalarda DES'teki ilaç veya stent materyaline karşı geç hipersensitivite reaksiyonu gelişebilir. Stent kırılması: Nadir, mekanik stres veya vasküler hareket nedeniyle stent kırılabilir, restenoz veya tromboz riskini artırır.
Risk Faktörleri ve Önleme Stratejileri
Yüksek riskli hastalar: Diyabet, böbrek yetmezliği, ileri yaş, çoklu damar hastalığı, kalp yetmezliği, önceki stent trombozu öyküsü risk faktörleridir. İkili antiplatelet tedaviye uyum: DAPT'nin düzenli ve kesintisiz kullanımı stent trombozu önlenmesinde en kritik faktördür. İlaçları asla kendi başınıza kesmeyın; diş tedavisi, cerrahi işlem planlıyorsanız kardiyologunuza danışın. Risk faktörlerinin kontrolü: Diyabet, hipertansiyon, kolesterol kontrolü, sigara bırakma, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, kilo yönetimi uzun vadeli stent başarısını artırır. Statin tedavisi: Yüksek doz statin (atorvastatin, rosuvastatin) LDL kolesterolü düşürür ve stent sonrası sonuçları iyileştirir. Düzenli takip: Kardiyolog kontrolleri, EKG, efor testi, gerekirse koroner anjiyografi tekrarı. Semptom izleme: Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı gibi belirtiler gelişirse hemen başvurulmalıdır.
Sonuç olarak, stent takılması hayat kurtarıcı bir işlem olmakla birlikte kanama, stent trombozu, restenoz, enfeksiyon gibi riskleri vardır. Ancak, bu riskler modern teknikler ve uygun ilaç tedavisi (ikili antiplatelet tedavi) ile minimize edilebilir. İlaç kaplı stentler restenoz riskini azaltır. Hastanın DAPT'ye uyumu, risk faktörlerinin kontrolü ve düzenli takip başarılı sonuçlar için esastır.